16 Mart 2014 Pazar

Birazda Romantizm

Evet İtalya dedik Milano dedik tabi kide İtalyan erkeklerinden bahsetmeden olmaz. Yaşadığım bir maceradan bahsedicem burada.
Burada mekan ve atmosfer olarak sevdiğim güzel bir gece kulübü var. O gece arkadaşlarla oraya gittik. Dans edip eğleniyoruz hafif çakırkeyfim. Yan masaya birden bir arkadaş grubu geldi. Şampanyalar açıldı havai fişekler patlıyor fln belli bir şey kutlanıyor orada. Neyse biz kendi kendimize dans ediyoruz. Bu yan masadakilerden genç yakışıklı bir çocuk geldi. Seni öpmek istiyorum diye. İtalyanlar normalde çok utangaç ve çekingen ama alkolle ne oluyorsa cesaret geliyor elemanlara. Konuşmayı aynen aktarıyorum:

-Sebep?
+Benim doğum günüm çünkü
-Ama ben pasta göremiyorum? Pasta olmadan öpemem maalesef (Aslında şaka yapıyordum burada)
-Biraz bekle o zaman
Çocuk gece kulübünün sahibini tanıyormuş meğersem gitmiş mutfağa bana böyle çikolatalı puding tarzı birşey getirmiş.Bir şaşırdım önce beklemiyordum yani. Sonra Türk kızı olarak naz yapıcam ya  bu da olmaz dedim pasta değil bu diye itiraz ettim. Tamam bekle dedi yine. Gitti pasta getirdi bu sefer ben kalakaldım. Adamlar birini görüyo beğeniyo ve onu elde etmek uğrunda her şeyi yapıyo J. Pastayı yedim ve hayatımda yediğim en güzel çikolatalı pastaydı sanırım. Sonra uzun uzun öpüştük. O kadar tatlı ve romantikti ki anlatamam. Sonra ben bir ara arkadaşlarımın yanına kaçtım. Tekrar geldi seni öpmek istiyorum dedi bende ama bu sefer fondü istiyorum dedim. Gitmiş mutfağa çikolatalı fondü getirdi. Ve sonra uzun uzun yine öpüştük. Dans ettik beraber sonra benim gitmem gerekti. Bu nolur gitme vs numaranı ver en azından dedi. Numaramı verdim ve sadece adımı söyledim.
Sonraki günler bu bana mesaj çekti. My mistery girl diye hitap ediyo bana bu arada J Ben tabi naz konusunda uzman bir Türk kızı olarak çok pas vermiyorum fln. Neyse en son allem etti kallem etti buluşmaya ikna etti beni. Ama nereye gideceğimiz nerede buluşacağımız süpriz ben bilmiyorum. Ondan önce gece kulübündeyken bana kartını vermişti İsmini soy ismini fln google yaptım hemen. Kendisi sanat eleştirmeni. Benim mesleğimle uzaktan yakından alaksı yok J  Çok farklı geldi o yüzden. Modern sanat parçalarını beğenip alıp müşteri bulup onlara satmakla uğraşıyormuş. Neyse gelelim first date imize.
Çocuğa jön Türk diye hitap edicem bu dakikadan itibaren. Jön Türkle buluştuk. Bu beni tuttu elimden götürüyo bir yandan korkuyorum bir yandan heyecanlanıyorum ne olcak diye. Evinde götürdü beni kapıyı açtı gözlerimi kapatmamı istedi. Açtığımda çok güzel hazırlanmış bir masa beni bekliyordu. Yemin ederim bu İtalyanlar centilmenlik ve romantizmin kitabını yazmış yazının ilerleyen kısımlarında nedenini daha iyi anlayacaksınız.

Mumu yaktı. Masada beni bekleyen tek dal kırmızı gül vardı. Çok güzel ve ince düşünülmüştü her şey. Ben tabi eridim o anda. (Masanın resmi yukarıda) Benim çikolatayı sevdiğimi bildiği için gidip Milanonun en ünlü yerinden çikolata almış. Çilek sevdiğimi bildiği için gidip çilek almış puding almış. Her şey düşünülmüş. Sonra müzik koydu arka planda. Bu şarkıda seninle dans etmiştik dedi. Sonra kolumdaki bilekliği gördü bunu o gecede takıyordun dedi. Ben şok oldum. Jön türkün cidden mükemmel bir hafızası var. Ve beni etkilemek için tüm gece yırtındı durdu.  Tabi bu arada konuşuyoruz o bana işinden hayatından bahsediyo ben ona kendiminkinden bahsediyorum. Elit ve zevkleri olan biri kişilği ve karakteri ile beni çok etkiledi. Her detayı düşünmesi duygusal yapısı ve aşırı centilmenliği büyülendim adeta. Tüm gece kollarının arasında dans ettim. Saat 11 e geldiğinde bir sindirella olarak eve gitmem gerek dedim. Üzüldü biraz ama tam bir centilmenden beklenilen bir davranışla beni eve kadar bıraktı. Kapıda uzun uzun öpüştük tekrar...
Hikayenin devamı için

Benimle  Kalın!!